ACININ İÇİNDE SAKLI AYDINLIK
“Verdiğin acılar için Sana hamd ederim Allah’ım…”
Bu cümle, hayatın en sert imtihanlarına dokunmuş bir yüreğin dilinden dökülür. Günümüz dünyası hızla tüketirken, acıyı bastırmayı, zorluğu görmezden gelmeyi öğütler. Oysa bazı hayatlar vardır ki kolaylıkla değil, sabırla yazılır. Engelli bireylerin hayatı tam da bu gerçeğin en sahici hâlidir.
Bir dostum, en karanlık günlerinde “Gün gelecek, Allah’ın bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğim” demişti. O gün bu söz, acının ortasında söylenmiş cesur bir teslimiyetti. Çünkü önünde belirsizlik vardı, imkânlar sınırlıydı, insanlar çoğu zaman anlamaktan çok etiketlemeyi seçiyordu. O gün uzun uzun konuştuk. Bir acının insana kazandırdığı derinliğin, yıllar süren rahatlıktan daha öğretici olduğunu konuştuk.
Zaman, her zamanki gibi hakikati ortaya çıkardı. Bugün geriye dönüp baktığımızda, o günlerin ağır yüklerinin nasıl güçlü bir karakter inşa ettiğini görüyoruz. Engelli bireyler hayata bir adım eksik değil, bir adım daha bilinçli başlar. Görme engelli bir bireyin bastonuyla kalabalık bir caddede yürüyüşü, sadece bir yön arayışı değildir; bu, korkuya rağmen atılan kararlı bir adımdır.
Erişilebilir olmayan kaldırımlar, çalışmayan sesli anonslar, göz ardı edilen haklar; bunlar sadece fiziki engeller değildir. Bunlar insanın sabrını, vakarını ve kişiliğini sınayan hayatlardır. Buna rağmen engelli bireyler, her sabah hayatla yeniden yüzleşir. İşine gider, eğitimine devam eder, üretir, paylaşır. Şikâyeti çoğaltmadan, bahaneye sığınmadan, onurunu koruyarak yürür.
Bugün görme engelli bir genç, ekran okuyucularla kod yazabiliyor. Bir başkası sosyal medyada binlerce insana umut oluyor. Bir diğeri, havuzda kulaç atarak milli formayı gururla taşıyor. Tüm bu başarıların arkasında alkıştan önce sabır, görünürlükten önce sessiz mücadele vardır. Engelli bireylerin azmi, yüksek sesle bağırmaz; ama derin izler bırakır.
Gözleri görmeyen bir insana, zorlu bir operasyonun ardından görme ihtimali sunulsa, çekilecek acıyı göze alır. Çünkü bilir ki karanlığın sonunda ışık vardır. Engelli bireyler de hayatın sunduğu her zorluğu, sonunda bir hikmet doğacağı inancıyla taşır. Onları ayakta tutan şey güç değil; anlamdır.
Engelli bireylerin hayatı bir eksiklik hikâyesi değildir. Bu hayatlar, sabrın asaletiyle, azmin sessizliğiyle ve kişiliğin derinliğiyle yazılır. Zorluklar geçicidir; ama o zorlukların insana kazandırdığı duruş kalıcıdır. Her acı, vaktini doldurduğunda yerini kolaylığa bırakır.
REHBER KOORDİNATÖR
BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU
ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU
MİLLİ YÜZÜCÜ
YAZAR
BİLGİSAYAR YAZILIMCISI
ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ
