ACININ İÇİNDE SAKLI AYDINLIK

ACININ İÇİNDE SAKLI AYDINLIK “Verdiğin acılar için Sana hamd ederim Allah’ım…” Bu cümle, hayatın en sert imtihanlarına dokunmuş bir yüreğin dilinden dökülür. Günümüz dünyası hızla tüketirken, acıyı bastırmayı, zorluğu görmezden gelmeyi öğütler. Oysa bazı hayatlar vardır ki kolaylıkla değil, sabırla yazılır. Engelli bireylerin hayatı tam da bu gerçeğin en sahici hâlidir. Bir dostum, en karanlık […]

SİNSİLİĞİN ÇAĞI YAKINDA DURAN TEHLİKE, UZAKTAN GELMEYEN YARA

SİNSİLİĞİN ÇAĞI: YAKINDA DURAN TEHLİKE, UZAKTAN GELMEYEN YARA Eskiler, sözü süslemek için değil, insanı korumak için söylemiş: “Havanın sislisinden, insanın sinsisinden uzak dur.” Sis, görüşü kapatır ama bekleyeni vardır; rüzgâr eser, yol yeniden görünür. İnsanın sinsiliği ise rüzgârla dağılmaz. Zamanla kök salar, tanıdıklığın içine gizlenir, güvenin kapısından içeri girer. Bugünün dünyasında kötülük çoğu zaman sert […]

KALBE ENGEL YOK

KALBE ENGEL YOK Sevmek ve sevilmek, çağımızda en çok konuşulan ama en az yaşanan duygulardan biri hâline geldi. Herkes sevgi istiyor, anlaşılmak istiyor, değer görmek istiyor; fakat iş sorumluluk almaya gelince çoğu insan geri duruyor. Çünkü sevgi, yalnızca iyi günlerin değil, zor zamanların da ortaklığıdır. Ve bu ortaklık, cesaret ister. Bugünün kadınları ve erkekleri, farklı […]

GÖRÜNMEYENLER ÜLKESİ

GÖRÜNMEYENLER ÜLKESİ Bu ülkede insanlar artık yalnızlaşmıyor, içeri doğru itilmiş bir hayata mecbur bırakılıyor. Hayat pahalılığı, güvensizlik duygusu, kontrolsüz kalabalıklar ve her an tetikte olmayı gerektiren sokaklar; insanı evine, odasına, ekranına hapsediyor. Dışarı çıkmak bir ihtiyaç değil, bir risk hesabına dönüşmüş durumda. İnsanlar sosyalleşmekten değil, yorulmaktan kaçıyor. Çünkü dışarısı pahalı, gürültülü, tahammülsüz ve sert. Bu […]

İNSAN KALABİLMEK

İNSAN KALABİLMEK Bu memlekette para da var, pul da var. Plazalar yükseliyor, vitrinler parlıyor, sofralar dolup taşıyor. Ama insanlık aynı hızla çoğalmıyor. Günümüz dünyasında zenginlik çoğu zaman bir üstünlük sanılıyor; hesaplar büyüdükçe kalpler daralıyor. Oysa cebin dolu olması kimseyi büyük yapmaz. Büyük olan, gücü varken vicdanını ayakta tutabilendir. İnsan bu dünyaya çıplak gelir, çıplak gider. […]

AYNAYA BAKMADAN YAPILAN EN ZOR TEST

AYNAYA BAKMADAN YAPILAN EN ZOR TEST ENGELİ DEĞİL, İNSANI TANIYABİLİYON MU Bi dur hele. Bu yapılan şey bilgi yarışı değil. Bu iş, insanın kendine dönüp bakması. Bu testi yapan sensin. Benim, senin, yolda yanından geçtiğin herkesin testi bu. Amaç kimseyi suçlamak değil. Amaç, engelli deyince aklımıza ne geldiğini dürüstçe görmek. Şimdi adım adım gidelim.  […]

DURUŞUN HESABI

DURUŞUN HESABI Bak şimdi… Mesele engelli olmak değil, mesele adam gibi durabilmek. Eskiden duruşu olanın sözü yere düşmezdi. Kim nerede durduğunu bilirdi, kim neyi savunduğunu gizlemezdi. Şimdi tablo başka. Bugün, engelli haklarını savunması gereken bazı yapılar ve kişiler, hak aramak yerine idare etmeyi tercih ediyor. Sağa sola bakıyorlar, rüzgâr nereden eserse oraya dönüyorlar. Buna mücadele […]

DOSTLUĞUN GERÇEK YÜZÜ

DOSTLUĞUN GERÇEK YÜZÜ Dostluk, en çok samimiyetle anlam kazanır. Sözlerin süslü olması, niyetin temiz olduğu anlamına gelmez. Asıl belirleyici olan, insanın zor zamanda nasıl davrandığıdır. Günlük hayatın içinde dostluk adıyla kurulan birçok bağ, ilk sarsıntıda dağılır. Çünkü samimiyet yoksa, ilişki yalnızca alışkanlıktan ibaret kalır. Engelli bireyler, samimiyeti en hızlı ayırt eden insanlardır. Çünkü hayat onlara […]

İyiniyet Bahçesini Korumak

İyiniyet Bahçesini Korumak Günümüz insanı kalabalıklar içinde yaşıyor ama gerçek bağlar giderek seyrekleşiyor. Temas var, bağ yok. Yan yana duruyoruz ama birbirimize dokunmuyoruz. İlişkiler hızlandı, duygular yüzeyselleşti. Minnetsizlik sıradanlaştı, bencillik cesaret gibi sunuldu, teşekkür unutuldu, özür ise gurura yenildi. Engelli ya da engelsiz olmak, insan olmanın özünü değiştirmez. Görmeyen bir göz, görmezden gelen bir vicdandan […]

GÖRMEK, ANLAMAK, HİSSETMEK

GÖRMEK, ANLAMAK, HİSSETMEK Bazen insan kendine şu soruyu sormalı: Yarın göremeyeceğini, duyamayacağını, yürüyemeyeceğini bilse bugün hayatı nasıl yaşardı? Gözlerini aceleyle mi harcardı, yoksa gördüğü her ayrıntıyı bir emanet gibi mi saklardı? İşte empati tam da burada başlar. Empati, başkasının hayatına bakmak değil; o hayatın içine cesaretle girebilmektir. Toplumun en büyük yanılgısı, empatiyi acımakla karıştırmasıdır. Oysa […]