ENGELLİLERİN TERK ETTİĞİ KURUŞLAR: DERNEKLERİN ÇÖKÜŞÜ, MOBBİNGİN YÜKSELİŞİ VE YENİ DÖNEMİN SERT GERÇEKLERİ Bugün engelli bireylerin karşılaştığı en görünmez ama en yıkıcı sorunlardan biri mobbing ise, diğeri ne yazık ki “engelli derneği” adı altında faaliyet gösteren, fakat engelli bireylere fayda sunamayan, tam tersine onları kendilerinden soğutan yapılardır.
Bir dönem umutla gidilen bu kurumlar, artık pek çok engelli için kapısından dahi geçilmeyen, güven duygusunu yitirmiş, içi boşalmış birer tabela hâline gelmiştir.
Sokakta, iş yerinde, okulda, sosyal yaşamda her gün mücadele eden engelli bireyler; kendi adlarına kurulan derneklerde de çözüme kavuşamadıkları için, bugün bu derneklerden uzak durmaktadır. Gidenler ise çoğu kez bir avuç kişiden ibarettir. Çünkü engelli toplumunun büyük bölümü artık şunu açıkça görüyor:
Bu dernekler sorun çözmüyor; büyütüyor.
Destek oluşturmuyor; ayrıştırıyor.
Güç vermiyor; tüketiyor.
Ve en acısı: Gerçek anlamda fayda gören kesim, toplamın yüzde üçü ya da beşi bile değildir.  DERNEKLERİN ASIL SORUNU: ENGELLİLERİ DEĞİL, KENDİ ÇIKARLARINI MERKEZE KOYAN YAPI Engelli derneklerinin büyük kısmı yıllardır aynı döngü içinde sıkışıp kalmış durumda. Birçoğu, engelli bireyin derdine çözüm üretmek yerine: • Kendi iç çekişmeleriyle uğraşıyor
• Gövde gösterisi yapıyor
• Kişisel reklam çalışmaları yürütüyor
• Engelli bireyleri kendi çıkarları adına araç hâline getiriyor
• Sorunları konuşmaktan korkuyor
• Engelliyi, kendi başarı hikâyesinin dekoru olarak kullanıyor Bu nedenle engelli bireyler, bu derneklerden hem soğumuş hem de uzaklaşmıştır .
Artık birçok engelli, “Derneğe gitmek için bir sebebim kalmadı” diyor.
Çünkü ne bir farkındalık yaratılıyor ne bir çözüm üretiliyor ne de gerçek bir dayanışma zemini sağlanıyor.
Bugün derneklere hâlâ giden engelli sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. Orada bulunanlar ise çoğu zaman ilgisiz, etkisiz, çözüm üretme becerisi olmayan bir yönetim yapısının içinde boğulmaktadır.  ENGELLİLER NEDEN DERNEKLERDEN UZAKLAŞTI? Çünkü: • Dertleri dinlenmiyor
• Talepler ciddiye alınmıyor
• Somut çözüm geliştirilmiyor
• Projeler göstermelik kalıyor
• Engelli bireyler toplantıda bile ikinci plana itiliyor
• Karar süreçlerinde etkileri yokmuş gibi davranılıyor
• Eleştiren dışlanıyor, sorgulayan susturuluyor
• Dernekler içten içe bir mobbing alanına dönüşüyor Engelli bireyler bir noktadan sonra şunu fark etti:
“Sorunlarımı çözeceğini sandığım yer, aslında sorunlarımı büyütüyor.”
Bu farkındalık, engelli derneklerinin çöküş dönemini resmen başlattı.  İŞ YERLERİNDEKİ MOBBİNG: ENGELLİLERİN SESSİZ YÜKÜ Derneklerde yaşanan hayal kırıklığının bir benzeri, iş yerlerinde daha sert bir yüzle karşılık buluyor.
Engelli bireyler hâlâ: • Kendilerine uygun olmayan görevlere zorlanıyor
• Pasifize edilmek için iş verilmiyor
• “Engellisin, idare et” denilerek hakları geri plana itilmek isteniyor
• Terfi süreçlerinden dışlanıyor
• Performansları manipüle ediliyor
• Erişim hakları yok sayılıyor
• İş arkadaşlarının bilinçsiz davranışlarıyla incitiliyor
• Yönetim tarafından görmezden geliniyor Bugün birçok kurumda mobbing artık derin, sistemli ve psikolojik bir kuşatma hâline gelmiştir.  GERÇEK: ENGELLİLER ARTIK BU DÜZENİ KABUL ETMİYOR Yeni nesil engelli bireyler güçlüdür.
Haklarını bilir, hakkını arar, susmaz, baskıya boyun eğmez, kendisini kimsenin acıma nesnesi yapmasına izin vermez.
Toplumun her alanında söz sahibi olmak için mücadele eder.
Bugünün engellisi: • Hayatın merkezindedir
• Sosyal yaşama katılır
• Üretir, üretmekten vazgeçmez
• Kendisine yapılan haksızlığı adlandırır
• Mobbing karşısında geri çekilmez
• Derneklerden umudunu kesmişse kendi yolunu çizer
• Sessizliğini kırar ve doğruları söyler Ve en önemlisi: “Ben bu hayatta varım, var olacağım, kimse beni yok sayamaz!” diye haykırır.  ÇÖZÜM YOLLARI: ENGELLİ DERNEKLERİNİN VE İŞ YERLERİNİN KURTULMASI MÜMKÜN MÜ? Evet…
Ama bunun için önce zihniyetin değişmesi gerekir. 1. Derneklerde Şeffaf ve Profesyonel Yönetim Dernekler kişilerin değil, toplulukların sesi olmalıdır.
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve profesyonellik zorunlu hâle gelmelidir. 2. Engelli Bireyin Sürece Dahil Edilmesi Kararlar masa başında değil, doğrudan engelli bireyin katılımıyla alınmalıdır. 3. Gerçek Proje Üretmek Göstermelik faaliyetler değil, engelli bireyin hayatına dokunan somut projeler geliştirilmelidir. 4. İş Yerlerinde Erişilebilirlik ve Hak Bilinci Tüm kurumlar Mobbing Eğitim Programları uygulamalı, erişilebilirlik standartları zorunlu olmalıdır. 5. Hukuki Mekanizmaların Etkin Kullanımı • Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu
• İş müfettişleri
• Resmî şikâyet mercileri
Hak aramak, mobbingin en güçlü panzehiridir. 6. Engellilerin Birlik Olması Bir engellinin sesi azdır, bir topluluğun sesi duvarları yıkar.
Dayanışma, en büyük güçtür.  ENGELLİLERİN SÖZÜ BUDUR: BİZ VARIZ, GÖRÜNMEZ OLMAYACAĞIZ VE BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ Engelli bireyler artık susmuyor.
Derneklerin içindeki kirliliği de, iş yerlerindeki mobbingi de açıkça konuşuyor.
Haklarını yok sayan düzeni kabul etmiyor.
Bu toplumun gerçeği, gücü ve yaşayan parçası olduklarını her gün daha yüksek sesle duyuruyorlar.
Çünkü engelli bireyler bu ülkenin yükü değil; bu ülkenin üreten, çalışan, değer katan gücüdür.
Mobbing de, önyargı da, çürümüş dernek düzenleri de artık engellilerin önünde duramayacaktır.  ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU REHBER KOORDİNATÖR BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU MİLLİ YÜZÜCÜ YAZAR BİLGİSAYAR YAZILIMCISI ŞAİR SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ
