ENGELLİNİN HAKKINI SATANLARA KARŞI SON DİREK

ENGELLİNİN HAKKINI SATANLARA KARŞI SON DİREK

ENGELLİNİN HAKKINI SATANLARA KARŞI SON DİREK

Devletin ücretsiz sunduğu hizmetler, bazılarının kazanç kapısına dönüştürdüğü kirli bir düzene kurban ediliyor. Spor Bakanlığı’nın gençlik ve kamp merkezleri, engelli vatandaşlarımıza ve gençlerimize ücretsiz tahsis edilirken, bazı dernekler bunu paralı hale getiriyor; hak olanı hak edene değil, cebine bakana veriyor.

Bu derneklerin yöntemi basit ama acımasız: “Seni kampa götüreceğiz” diyerek para talep ediyorlar, devletin ücretsiz sunduğu imkânı pazarlıyorlar. Bağışların kaynağı belirsiz, harcamalar şeffaf değil; denetimsiz yönetimler, tabelada iyilik yazıp sahada sömürü yapıyor. Engellinin hassasiyeti, güven duygusu, iyilik umudu; hepsi birer araç olarak kullanılıyor.

Bunun bedelini en çok susanlar ödüyor. İsyan eden, soru soran, hesap soranlar tehdit ediliyor; dışlanıyor, sosyal ve psikolojik baskıya maruz kalıyor. Suskunluk ise suistimâlin önünü açıyor. Bugün sessiz kalan engelli, yarın hakkından mahrum bırakılıyor; adı kullanılıyor, emeği çalınıyor, onuru zedeleniyor.

Ama artık susma zamanı geçti. Engelliler bilinçleniyor, bilgiye erişiyor, hakları için duruyor. İyilik kisvesi altındaki rant ağlarını ifşa edecek olan da bu bilinçli dayanışma. Gerçek yardım, hesabı verilendir; şeffaf olandır; engellinin onurunu koruyandır. Tabela dernekleri, sahte yardımlar, bağış adı altında yürütülen karanlık işler; tümüyle sorgulanmalı ve denetlenmelidir.

Engelli camiası yalnızca yardıma muhtaç bir kitle değildir. Engellinin hakkını savunan, hakikat söyleyen, hesap soran güçlü bir topluluktur. Bu topluluk içinde samimi olanları desteklemek, sahtekârlığa karşı birlikte durmak görevdir. Devlet kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın yollarını sağlamalı; kaynakların izlenebilirliğini garanti altına almalı, denetimler etkinleştirilmeli.

Engellinin hakkını engellenecek hiçbir gerekçe yoktur. Yardım, koşulsuz değil; hesap verilebilir olmalıdır. Bir daha kimse “biz olmazsak giremezsin” tehdidiyle hak satmamalı. Kimse engellinin mazlumiyetini kendi kazancı için fırsata çevirmemeli.

Sözüm net: Hakkını bil, hakkını ara, hakkını savun. Gerekirse sesini yükselt. Ama asla onurundan vazgeçme. Bu mücadele kişisel değil, kolektif bir direniştir. Suskunluk, sömürüye zemin hazırlar; ses, adaleti getirir.

Engellinin hakkını çalanlar unutmasın: Yeni dönem hesap sorma dönemidir. Adaletin, şeffaflığın ve onurun yanında duranlar kazanacak; rant peşindekiler ise tarihin çöplüğüne atılacaktır. Artık kimse, kimsenin sırtına basarak ilerleyemeyecek.

ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU
REHBER KOORDİNATÖR
BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU
MİLLİ YÜZÜCÜ
YAZAR
BİLGİSAYAR YAZILIMCISI
ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ