Hayatı Görmeden de Görebilmek
Bak şimdi dostum… Görme engelli birini rol model alacaksan, önce onun nasıl yürüdüğüne, nasıl konuştuğuna, nasıl yaşadığına iyi bak. Çünkü mesele gözle görmek değil, gönülle hissedebilmekte. Her gün karşına çıkan bir görme engelli var ya, onun bastonunun sesi sadece yere vurmaz; hayata vurur aslında.
Mesela sabah kalkar, el yordamıyla kıyafetini seçer. Renkleri bilmez belki ama uyumu hisseder. Aynanın karşısında kendiyle barışıktır, “ben varım” der gibi gülümser. Rol model olan işte odur; kendini olduğu gibi kabul eden, eksiklikten güç çıkaran insan. Ama rol model olmayan, sabah kalktığında güne küser, “niye ben böyleyim” diye söylenir, günü başlamadan bitirir.
Yürüyüşte fark belli olur. Rol model olan, kaldırımda bastonunu ustaca kullanır; biri çarpsa bile “kusura bakma” der, gönül kırmaz. Bir engel çıksa önüne, yön değiştirir ama yoldan sapmaz. Rol model olmayan ise bastona kızar, insana kızar, dünyaya küser. “Bu şehir bana göre değil” der, içeri kapanır. Halbuki şehir onun da hakkıdır, o da o kaldırımı yürümeye layıktır.
Oturmak, kalkmak bile bir duruş meselesi. Rol model olan biri oturduğunda çevresini dinler, seslerle yönünü bulur. Kalkarken etrafındakilere çarpmamak için bastonunu dikkatlice uzatır. Her hareketinde bir zarafet vardır. Rol model olmayan ise öfkeyle kalkar, sinirle oturur, ses çıkaran herkese kızar. Çünkü dışarıdaki gürültüyü içindeki sessizliğe düşman sanır.
Konuşmakta da fark var. Rol model olanın sesi yumuşaktır ama etkileyici. Ne kendini ezdirir, ne karşısındakini ezer. Her cümlesinde saygı vardır. “Ben yapabildiysem sen de yaparsın” diyebilen, umut aşılayan biridir. Rol model olmayan ise hep şikâyet eder. Konuşurken “yapamazsın, zor, olmuyor” der durur. Oysa her “olmuyor” dediğinde bir umut daha eksilir hayattan.
Görme engelli bir rol model, otobüse bindiğinde sadece kendini taşımaz, başkalarına da ışık olur. Markete gittiğinde çalışanlara selam verir, insan ilişkilerini sıcak tutar. Parkta yürürken çocukların sesine kulak verir, o seslerde hayat bulur. Bir arkadaşına moral verirken, onun gözünde “gören insan” oluverir. Çünkü o, engelini aşmış değil; engelini yoldaş etmiş biridir.
Rol model olmayan ise “beni anlamıyorlar” deyip kendi kabuğuna çekilir. İnsanlardan uzaklaşır, kendini yalnız bırakır. Halbuki farkında değildir, yalnız değildir; sadece fark edilmemiştir.
Hayat dediğin, yürümekle, konuşmakla, oturup kalkmakla geçer ama her hareketin bir anlamı vardır. Gerçek rol model, o anlamı doldurandır. Görmeden de görebilen, duymadan da hissedebilen, konuşmadan da öğretebilendir.
Yani dostum, rol model dediğin kişi; bastonuyla yürürken sadece kaldırımdan geçmez, kalplerden geçer. Gülümsemesiyle umut taşır, sabrıyla ders verir. Çünkü o bilir ki, karanlık göze değil, umutsuz kalbe çöker.
engelli hak savunucusu rehber koordinatör bağımsız yaşam koçu milli yüzücü Yazar bilgisayar yazılımcısı şair SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ
