KALBE ENGEL YOK

KALBE ENGEL YOK

KALBE ENGEL YOK

Sevmek ve sevilmek, çağımızda en çok konuşulan ama en az yaşanan duygulardan biri hâline geldi. Herkes sevgi istiyor, anlaşılmak istiyor, değer görmek istiyor; fakat iş sorumluluk almaya gelince çoğu insan geri duruyor. Çünkü sevgi, yalnızca iyi günlerin değil, zor zamanların da ortaklığıdır. Ve bu ortaklık, cesaret ister.

Bugünün kadınları ve erkekleri, farklı yüklerle ama benzer yaralarla yürüyor. Günümüzün birçok kadını, defalarca hayal kırıklığı yaşamış olmanın yorgunluğunu taşıyor. Güçlü görünmek zorunda bırakılmış, ayakta kalmak için duygularını bastırmayı öğrenmiş. Sevilmek istiyor ama incinmekten korkuyor. Bu yüzden bazen mesafeli, bazen sert, bazen ulaşılmaz oluyor. Oysa o mesafenin ardında, anlaşılmayı bekleyen bir kalp var.

Günümüzün birçok erkeği ise duygularını göstermeyi zayıflık sanarak büyütülmüş. Sevdiğini söylemekte, hissettiklerini ifade etmekte zorlanıyor. Kaçmayı, susmayı, içine kapanmayı tercih ediyor. Güçlü durmak adına duygularını gizliyor ama bu gizleyiş, zamanla yalnızlığa dönüşüyor. Sevilmek istiyor ama sevilmenin gerektirdiği açıklığı göze alamıyor.

Elbette her iki tarafta da güzel örnekler var. Bugün hâlâ emek veren kadınlar var; yorulsa da vazgeçmeyen, sevdiğinde sahiplenen, zor günlerde yanında duran. Aynı şekilde hâlâ sorumluluk alan erkekler var; dinlemeyi bilen, hislerini saklamayan, sevdiği insanın yükünü paylaşan. Sevgi, bu insanların kalbinde hâlâ canlı.

Ama olumsuz örnekler de inkâr edilemez. Kimi kadın, yaşadığı hayal kırıklıklarının bedelini yeni tanıştığı insana ödetiyor. Kimi erkek, geçmişte incindiği için karşısındakini yarım bırakmayı tercih ediyor. Kimi ilişkilerde kadın susarak uzaklaşıyor, kimi ilişkilerde erkek konuşmadan gidiyor. Ve geride, yarım kalmış cümleler, cevapsız sorular kalıyor.

Engel dediğimiz şey, tam da burada başlıyor. Engel, bazen korkudur, bazen öfkedir, bazen de yorgunluktur. Fiziksel değildir ama hissedilir. İnsan bir noktadan sonra sevmeye değil, korunmaya odaklanır. Kalbini kapatır, duvarlar örer. Sonra da “kimse sevmiyor” der. Oysa mesele, sevmemek değil; sevmekten korkmaktır.

Engelli birini sevebilir misin sorusu, bu yüzden çok derin bir sorudur. Çünkü herkesin bir engeli vardır. Kadının da erkeğin de. Eğer sevgi, bu engelleri görmezden gelmeyi değil; onları anlayabilmeyi başarabiliyorsa, o zaman gerçektir. Engellere takılan duygu, sevgi değildir. O, sadece rahatını bozmayan bir hevestir.

Gerçek sevgi; kadının yorgunluğunu anlamaya çalışan bir erkekle, erkeğin sessizliğini sabırla dinleyen bir kadının arasında filizlenir. Gerçek sevgi; hatalarla, eksiklerle, korkularla birlikte yürüyebilmektir. Sevmek; kusursuzluğu aramak değil, kusurlu bir insanla kalmayı seçmektir. Sevilmek ise; yük değil, yol arkadaşı olduğunu hissetmektir.

Ve belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey şudur: Birbirimizi suçlamadan, yarıştırmadan, geçmişin hesabını bugünün insanına kesmeden sevebilmek. Çünkü sevgi, hâlâ insan kalabilmenin en sade ve en gerçek yoludur.

ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU
REHBER KOORDİNATÖR
BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU
MİLLİ YÜZÜCÜ
YAZAR
BİLGİSAYAR YAZILIMCISI
ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ

#KalbeEngelYok
#KalptenGüç
#YürekleBaşar
#EngellerKalpteBitmez
#KalbinleYürü
#YüreğinleGör
#KalptenBağımsızlık
#KalpleAş
#YürekteÖzgürlük
#KalptenEşitlik