TAM BAĞIMSIZ ŞEHİR VİZYONU

TAM BAĞIMSIZ ŞEHİR VİZYONU

TAM BAĞIMSIZ ŞEHİR VİZYONU:
ÇAĞDAŞ ERİŞİLEBİLİRLİK ve KENT YAŞAMINDA YASAL UYUM Giriş: Erişilebilirlik Bir Ayrıcalık Değil, Yasal Bir Zorunluluktur Erişilebilirlik; engelli bireylerin fiziksel çevreyi, ulaşım sistemlerini ve bilgi teknolojilerini hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan, herkesle eşit koşullarda kullanabilmesi için tanımlanmış evrensel bir şehircilik standardıdır. Günümüzde erişilebilirlik, iyi niyetle yapılan bir jest değil; ulusal ve uluslararası yasalarla güvence altına alınmış bir haktır. Özellikle görme engelli bireyler için bu hak, doğrudan can güvenliği, bağımsız hareket özgürlüğü ve şehir yaşamına tam katılım anlamına gelir. 1. Günümüz Şartlarında Kaldırımlar ve Yaya Yolları: Kentin İlk Erişilebilirlik Barometresi Kent içi hareketliliğin temelini kaldırım ve yaya yolları oluşturur. Ancak pek çok şehirde kaldırım düzeni, yasaların öngördüğü standardın çok uzağındadır.

– Kaldırım yükseklikleri sokaktan sokağa değişir, hatta aynı cadde üzerinde bile tutarsızdır.
– Elektrik direkleri, trafik levhaları, panolar ve çöp kutuları yürüyüş koridorunun tam ortasına yerleştirilir.
– Budanmamış ağaç dalları ve sarkan tabelalar, baş hizasında tehlike yaratır. Yasaya Uygun Çözüm: Yaya Şeridi ve Donatı Şeridi ayrımı zorunlu hale getirilmeli, tüm engeller donatı şeridinde toplanmalı; yaya yolunun üzeri en az 220 cm baş boşluğuna sahip olmalı; yüzeyler kaymaz ve kesintisiz olmalıdır. Bu gereklilikler, Erişilebilirlik Yönetmeliği ve ilgili standartların açık hükümleridir. 2. Hissedilebilir Yüzeyler ve Kılavuz İzler: Görme Engellinin En Güvenli Rotaları Sarı çizgiler, görme engelli bireyin şehir içinde bağımsız hareket edebilmesinin temel aracıdır.

– Eksik uygulamalar, yanlış yönler veya kalitesiz malzemeler nedeniyle bozulan yüzeyler ciddi risk yaratır.
– Hatalı planlama sonucu kılavuz izlerin bireyi direğe, ağaca ya da rögara yönlendirmesi son derece tehlikelidir. Yasaya Uygun Çözüm: Hissedilebilir yüzeyler kesintisiz bir rota izleyecek şekilde planlanmalı; dönüşlerde, merdiven ve rampa başlangıçlarında uyarıcı yüzey kullanılmalıdır. Kullanılan malzemeler dış koşullara dayanıklı, standartlara uygun olmalıdır. 3. Sesli Trafik Işıkları ve Üst Geçitler: Şehrin En Kritik Güvenlik Noktası Karşıdan karşıya geçişler, görme engelli birey için en büyük riskleri barındırır.

– Birçok kavşakta sesli sinyal sistemi yoktur ya da tek ses üretip hangi komutun verildiğini ayırt etmez.
– Üst geçitlerde çalışmayan asansörler, kaymaz bant bulunmayan merdivenler ve korkuluksuz yapılar ciddi tehlike oluşturur. Yasaya Uygun Çözüm: Akustik yaya sinyalleri tüm sinyalize kavşaklarda zorunlu hale getirilmeli, bu sistemler “bekle” ve “geç” komutlarını farklı ses tonlarıyla net şekilde vermelidir. Üst geçitlerde çalışır durumda asansör ve standart eğimde rampalar bulunmalıdır. 4. Toplu Taşıma: Bağımsız Ulaşımın Anahtarı Ulaşımda erişilebilirlik yalnızca araca binmek demek değildir; doğru aracı bulabilmek, doğru durakta inebilmek ve bunu bağımsız şekilde yapabilmektir.

– Dış anons sistemi olmayan otobüs ve tramvaylar, durakta bekleyen görme engelli bireyi büyük bir belirsizlikle baş başa bırakır.
– Araç içi durak anonslarının kapalı olması bağımsız yolculuğu imkânsız hâle getirir. Yasaya Uygun Çözüm: Tüm toplu taşıma araçlarında dış hoparlörle hat numarası ve güzergâh bilgisi duyurulmalı; iç mekânda durak anonsları zorunlu olmalıdır. Bu uygulamalar, erişilebilir toplu taşıma yönetmeliğinin açık hükümlerindendir. 5. Binalar, Kamu Alanları ve Sosyal Yaşam: Erişilebilirlik İç Mekânda da Kesintisiz Olmalı Bağımsız hareket dış kapıda bitmemeli; bina içine girildiğinde de devam etmelidir.

– Girişlerde yönlendirme eksikliği kişiyi karmaşaya sürükler.
– Asansörlerde sesli uyarı ve braille butonlar çoğu zaman eksiktir.
– Oda kapılarında braille isimlik bulunmaz veya yanlış yükseklikte yer alır. Yasaya Uygun Çözüm: Bina girişinden danışmaya kadar hissedilebilir yüzey zorunlu olmalı; asansörlerde sesli anons, kabartma butonlar ve braille isimlikler standartlara uygun şekilde yerleştirilmelidir. 6. Büyükşehir Belediyeleri ve İlçe Belediyeleri: Yasal Sorumluluk ve Denetim Görevi Erişilebilir şehir oluşturma görevi yalnızca bir “iyi niyet davranışı” değil, belediyelerin doğrudan yasal sorumluluğudur. Büyükşehir Belediyelerinin Görevleri: – Şehre ait ana ulaşım akslarını, kavşakları, toplu taşıma sistemlerini erişilebilir hâle getirmek.
– Tüm toplu taşıma araçlarında sesli–görsel bilgilendirme sistemlerini standart hale getirmek.
– Yaya yolları ve üst geçitlerde erişilebilirlik denetimlerini düzenli olarak yapmak. İlçe Belediyelerinin Görevleri: – Mahalle içi sokak ve kaldırımların erişilebilirlik standartlarına uygun yenilenmesini sağlamak.
– Park, sosyal tesis, kültür merkezi ve belediyeye bağlı tüm hizmet binalarını tam erişilebilir hâle getirmek.
– Kılavuz izlerin kesintisizliğini sağlamak ve bozulmaları hızlıca gidermek.

Her iki belediye kademesi de Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları ile iş birliği yapmalı, vatandaşların şikâyetlerini yasal sürelerde çözüme kavuşturmalıdır. Sonuç: Yasal, Bilinçli ve Kesintisiz Bir Erişilebilirlik Zinciri Erişilebilirlik parçalı çözümlerle değil; bütüncül, planlı ve yasal zemine oturtulmuş bir vizyonla mümkündür. Evden işe, okuldan sosyal alanlara kadar kopmayan bir erişilebilirlik zinciri kurmak, engelli bireylerin şehir yaşamına tam katılımının temel şartıdır. Bu zincir kurulduğunda şehir yalnızca engelliler için değil; yaşlılar, hamileler, çocuklu aileler ve herkes için daha güvenli, düzenli ve yaşanabilir bir yer hâline gelir. Erişilebilirlik, çağdaş bir şehirde kimseyi geride bırakmayan ortak yaşam sözleşmesidir.

ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU REHBER KOORDİNATÖR BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU MİLLİ YÜZÜCÜ YAZAR ŞAİR BİLGİSAYAR YAZILIMCISI SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ