Paran çoksa ne olur sonuçta sen de kabrine gideceksin

Paran çoksa ne olur sonuçta sen de kabrine gideceksin

PARAN ÇOKSA NE OLUR, TOPRAK HEP AYNI KARANLIK

Hayat öyle tuhaf ki… İnsan tepeden bakınca kendini dev aynasında görür, ama toprağa girince herkes aynı sessizliğe gömülür. Para pul, makam mevki… Hepsi hikâye. Gerçek olan tek şey, son nefesin kimseyi kayırmadığıdır.

Lübnan’ın en zenginlerinden Eymen Bistani mesela…
Beyrut’u kuş gibi gören bir tepeye kendine nasıl gösterişli bir mezar yaptırmıştı anlatamam…
“Ben buraya yatacağım” diye vasiyet bile etmişti.
Ama kader dediğin ayrı bir yazar…
Özel uçağı denize çakıldı.
Aylarca milyon milyon masrafla aradılar, uçağı buldular ama cesedi yok…
Paranın açamadığı kapı çoktur da, ölüm o kapıların hepsine kilit vurur işte.

Bir de İngiltere’den Lord Teshlid var…
Zengin değil ha, bildiğin dev zengin! Devlet bile ondan borç alıyordu.
Malikanesinde koca bir odayı hazine odası yapmıştı.
Bir gün içeri girdi, kapı üstüne kapandı.
Sesini duyuramadı, kimse de “Nerede bu adam?” demedi.
Zenginlik alışmış ya kaybolmalara…
Günler sonra buldular; açlıktan, susuzluktan ölmüş.
Duvara kanıyla şu cümleyi yazmış:
“Dünyanın en zengin insanı açlıktan ve susuzluktan ölüyor.”
Al sana dünyanın en ağır, en tokat gibi vasiyeti…
Servetin ortasında çürüyen bir hayat…
Ne acı değil mi?

Şimdi bak etrafına…
Herkes bir koşturma içinde.
Kimi para sayıyor, kimi gösteriş peşinde, kimi bir adım daha üste çıkmak için kalpler ezip geçiyor.
Ama işin gerçeği şu:
İnsan evden çıkar, döner…
Bir gün çıkar, bir daha dönemez.
O gün geldi mi banka hesapları kapanır, arabaların anahtarı anlamını yitirir, villaların ışığı söner.
Geride sadece “Ne bıraktın?” sorusu kalır.

Zenginlik kötü değildir; kötü olan zengin olup insanlığını kaybetmektir.
Fakirlik ayıp değildir; ayıp olan fakiri hor görmektir.
Parayla adam olunmaz; adamlık kalple ölçülür.
Bir insanın kıymeti cebinden değil, gönüllerde bıraktığı izden okunur.

Bugün parasıyla kibir yapanlara bir çift lafım var:
Bir gün toprak olacaksın. Hesapların değil, insanlığın konuşacak.
Bugün maddi gücü olmayanlara da bir çift sözüm var:
Vicdanın varsa, en kıymetli servete zaten sahipsin.

Kimseyi incitmeden, kimsenin lokmasına göz dikmeden, kimseyi küçümsemeden yaşayanlara helal olsun…
Onlar bu dünyanın gerçek zenginleri.
Gerçek mülk, kalbin kirlenmeden kalabilmesidir.

Hepimiz gidiciyiz…
Ama kimisi eser bırakır gider, kimisi gölgesini bile bırakamadan kaybolur…

Engelli Hak Savunucusu – Rehber Koordinatör – Bağımsız Yaşam Koçu – Milli Yüzücü – Bilgisayar Yazılımcısı – Şair – Yazar
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ