ENGELLİLİK DEĞİL VİCDANSIZLIK ENGELDİR

ENGELLİLİK DEĞİL VİCDANSIZLIK ENGELDİR

ENGELLİLİK DEĞİL, VİCDANSIZLIK ENGELDİR Bak cancağzım… Hayatı paylaşmak öyle yük falan değildir. Asıl yük, bir insanın gözünün içine bakıp da görmemektir. Sokakta yürürken yanından geçen engelli bireye “acınacakmış” gibi bakmak var ya… İşte o bakış, bu çağın en büyük ayıbıdır. Çünkü engellilik bir kusur değil; hayatın ta kendisidir. Kusur, görüp de anlamayan kalplerdedir.

Günümüz şartlarına bakıyorum; herkesin dilinde empati var ama iş uygulamaya gelince ortada kimse yok. Üç basamaklık merdiven senin için bir adım, bir tekerlekli sandalye kullanıcısı için koskoca duvar. Bir kaldırımın kıvrımı seni etkilemez ama görme engelli için kader çizgisi gibi. İnsanlar farkında bile değil… Sonra da “yardım ettik” diye böbürlenir. Hâlbuki asıl mesele yardım etmek değil; eşit yaşamı mümkün kılmak. Anlayana çok şey anlatır bu.

Engelli bireylerin ihtiyacı merhamet değil, eşitlik . Acıyarak bakman onlara destek değildir; bilakis en kötü davranıştır. Bir insanı özgürleştiren şey elinden tutmak değil, yolunu kapatmamaktır. Bir rampa yaparsın, bir sesli yönlendirme koyarsın, bir iş ilanında ayrımcılık yapmazsın… Gör bak hayat nasıl güzelleşiyor. Çünkü mesele basit bir detay değil; insanın onurudur.

Bugün bir bakmışsın öğrencin engelli, yarın öğretmenin. Bir gün iş arkadaşın, bir gün sevgilin… Hayat öyle hesapla, planla olmaz. Hepimizin başına her şey gelebilir. O yüzden kimse kendini kimseden üstün sanmasın. İnsan dediğin; karşısındakine gösterdiği saygıyla ölçülür. Hele ki en korunmasız görünen bir bireye nasıl davrandığınla… Gerçek medeniyet tam da burada belli olur.

Şunu da unutma: Bir saniye… Yalnızca bir saniye sonra, sen de engelli olabilirsin. İşte bu ihtimal bile insanı silkeler, kendine getirir. O yüzden duyarlılık bir lütuf değil; insan olmanın şartıdır. Birbirimizi ötekileştirmeden, kenara itmeden, hor görmeden yaşamak zorundayız. Çünkü hayat dediğin şey, birlikte yürüyünce anlam kazanır.

Engelli bireyleri hayatın dışında tutanlar, aslında kendi insanlıklarını dışarıda bırakıyor. Onları merkezde gördüğümüz gün, toplum da vicdan da huzur da yerine oturacak.

Rehber Koordinatör – Bağımsız Yaşam Koçu – Milli Yüzücü – Engelli Hak Savunucusu – Yazar – Bilgisayar Yazılımcısı – Şair
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ