SİNSİLİĞİN ÇAĞI YAKINDA DURAN TEHLİKE, UZAKTAN GELMEYEN YARA

SİNSİLİĞİN ÇAĞI YAKINDA DURAN TEHLİKE, UZAKTAN GELMEYEN YARA

SİNSİLİĞİN ÇAĞI: YAKINDA DURAN TEHLİKE, UZAKTAN GELMEYEN YARA

Eskiler, sözü süslemek için değil, insanı korumak için söylemiş: “Havanın sislisinden, insanın sinsisinden uzak dur.” Sis, görüşü kapatır ama bekleyeni vardır; rüzgâr eser, yol yeniden görünür. İnsanın sinsiliği ise rüzgârla dağılmaz. Zamanla kök salar, tanıdıklığın içine gizlenir, güvenin kapısından içeri girer.

Bugünün dünyasında kötülük çoğu zaman sert değildir. Bağırmaz, tehdit etmez, açık etmez kendini. Aksine yumuşak konuşur, anlayışlı görünür, duyarlı cümleler kurar. Sosyal medyada adalet paylaşır, masada merhametten bahseder, kalabalıkta alkış toplar. Sonra yalnız kaldığınız bir anda, en zayıf yerinizi yoklar. Çünkü sinsi insan, açık bir kavga değil; uygun bir açık arar.

Bu açıklar, en çok da engelli bireylerin hayatında derin izler bırakır. Görme engelli bir çalışanın fikirlerinin toplantılarda görmezden gelinmesi, ardından “sen yorulma diye” denilerek kararların dışında tutulması bir nezaket değil, örtülü bir dışlamadır. Tekerlekli sandalyedeki bir bireyin, sözde yardım bahanesiyle sürekli bağımsızlığının elinden alınması iyilik değil, tahakkümdür. Sinsilik, burada merhamet kılığına girer ve insanın onurunu sessizce aşındırır.

Engelsiz bireyler de benzer yüzlerle karşılaşır. İş yerinde başarıyı tebrik ederken aynı anda arkadan dosya toplayanlar, dostluk kurup sonra o dostluğu zayıf bir anın pazarlığına çevirenler vardır. Fark şudur: Engelli bireyler için bu yüzler, sadece güveni değil; hayata tutunma çabasını da hedef alır. Çünkü zaten zorluklarla örülü bir yaşamda, insan engelleri en ağır olanıdır.

Toplum, kötüyü çoğu zaman yanlış yerde arar. Kötü insanın sert, kaba, açık düşman olacağını sanır. Oysa en yıkıcı olan, iyi taklidi yapandır. Dili düzgündür, yüzü tanıdıktır, geçmişi ortaktır. İnsanı asıl yaralayan, uzak bir düşmanın saldırısı değil; yakında duran birinin attığı küçük ama hesaplı adımlardır.

Bu yüzden dua, sadece kötülerden korunmak için edilmez. İyiliği araç hâline getirenlerden, vicdanı vitrin süsü yapanlardan, empatiyi menfaatle karıştıranlardan sakınmak içindir. Çünkü insan, en çok güvendiği yerde savunmasızdır.

Gerçek iyilik sessizdir, gösterişsizdir, karşılık beklemez. Engelli ya da engelsiz ayırmaz; insanı olduğu gibi kabul eder, sınırlarına saygı duyar. Sinsilik ise tam tersidir: Yaklaşır, ölçer, tartar ve zamanı gelince dokunur.

Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla duyarlı görünmek değil; daha az zarar vermektir. Daha çok konuşmak değil; daha çok fark etmektir. Çünkü sisli hava beklenir, geçer. Ama sinsi insanın açtığı yara, zamanla değil; gerçekle yüzleşince kapanır.

REHBER KOORDİNATÖR BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU MİLLİ YÜZÜCÜ YAZAR BİLGİSAYAR YAZILIMCISI ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ

#MaskeliNiyetler
#GizliHesaplar
#SessizKaranlık
#SahteDostluklar
#İkiYüzlüPlanlar
#GölgeKarakter