ENGELSİZ YAŞAMIN GÖRÜNMEYEN MÜCADELESİ
Engelli bireylerin yaşam mücadelesi yalnızca sağlık sorunlarıyla sınırlı değildir. Asıl mücadele; ekonomik şartlarla, erişilebilirlik eksikliğiyle, yanlış gelir kriterleriyle, işsizlikle, sosyal dışlanmayla ve günlük hayatta karşılaşılan görünmez engellerle verilmektedir. Günümüz Türkiye’sinde milyonlarca engelli birey ve ailesi, devlet tarafından sunulan haklardan yararlanabilmek için büyük bir mücadele vermektedir.
Engelli Sağlık Kurulu Raporu, engelli bireylerin birçok sosyal hakka erişebilmesi için temel belge niteliğindedir. Ancak bu raporu almak kadar, raporla birlikte sunulan haklara gerçekten ulaşabilmek de ayrı bir mücadele hâline gelmiştir.
Engelli bireylere sunulan haklar ve bu hakların sağladığı katkılar şu şekildedir:
Engelli Aylığı:
%40 ve üzeri engel oranına sahip vatandaşlara bağlanan bu maaş, temel ihtiyaçların karşılanmasına destek sağlamaktadır. Ancak günümüz ekonomik şartlarında kira, elektrik, su, doğalgaz, gıda ve sağlık giderleri düşünüldüğünde birçok engelli birey bu maaşın yetersiz kaldığını ifade etmektedir.
Evde Bakım Maaşı:
Ağır engelli bireylerin bakımını üstlenen aile bireylerine verilen bu destek, birçok aile için hayati önem taşımaktadır. Çünkü bazı engelli bireyler yaşamlarını tek başına sürdürememekte, sürekli bakım ve destek ihtiyacı duymaktadır. Ancak burada uygulanan hane gelir kriteri, birçok aileyi mağdur etmektedir.
Bugün aynı evde yaşayan bir kişinin maaşı nedeniyle, engelli bireyin aldığı destek kesilebilmektedir. Oysa engelli bireyin kişisel ihtiyaçları, sağlık giderleri, ilaç masrafları, özel bakım ürünleri ve ulaşım giderleri bireysel olarak değerlendirilmelidir. Birçok aile, “Aynı evde yaşıyoruz diye neden engelli bireyin hakkı kesiliyor?” sorusunu sormaktadır.
Asıl değerlendirilmesi gereken nokta, engelli bireyin şahsi geliridir. Çünkü engelli bireyin hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan harcamalar çoğu zaman normal yaşam standartlarının çok üzerindedir. Bu nedenle birçok kişi, hane gelirine değil bireysel gelir durumuna göre değerlendirme yapılmasını talep etmektedir.
Kamuda ve Özel Sektörde İstihdam:
EKPSS sayesinde binlerce engelli birey kamu kurumlarında çalışma fırsatı yakalamaktadır. Ayrıca özel sektörde uygulanan engelli kadroları da önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Ancak hâlâ birçok engelli birey iş bulmakta zorlanmakta, erişilebilir olmayan çalışma ortamları nedeniyle çalışma hayatına katılamamaktadır.
Bazı işverenlerin engelli bireylere sadece “zorunlu kota” gözüyle yaklaşması da ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Oysa engelli bireyler doğru imkân verildiğinde üretken, başarılı ve azimli bireyler olarak toplumun her alanında önemli başarılar elde etmektedir.
ÖTV ve MTV Muafiyeti:
Araç alımında sağlanan vergi muafiyeti, özellikle ulaşım konusunda zorluk yaşayan engelli bireyler için büyük kolaylık sağlamaktadır. Çünkü toplu taşıma her bölgede erişilebilir değildir. Ancak araç fiyatlarının yükselmesi ve ekonomik şartların ağırlaşması nedeniyle birçok engelli birey bu haktan yararlansa bile araç sahibi olmakta zorlanmaktadır.
Gelir Vergisi İndirimi:
Çalışan engelli bireyler için sağlanan vergi indirimi, maaşlarda bir nebze de olsa rahatlama sağlamaktadır. Bu uygulama, çalışan engelli bireylerin ekonomik yükünü hafifletmek açısından önemlidir.
Ulaşım Hakları:
Şehir içi toplu taşımada ücretsiz ulaşım hakkı, engelli bireylerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca şehirler arası ulaşımda uygulanan indirimler de önemli destekler arasındadır. Ancak bazı bölgelerde erişilebilir durakların, sesli sistemlerin ve uygun fiziksel düzenlemelerin eksik olması, ulaşım hakkının tam anlamıyla kullanılmasını zorlaştırmaktadır.
Belediye Su İndirimi:
Birçok belediye, engelli bireyler için su faturalarında indirim uygulamaktadır. Bu destek, ekonomik açıdan önemli bir katkı sunmaktadır. Ancak bazı vatandaşlar bu haktan haberdar olmadığı için başvuru yapamamakta veya süreçlerde zorluk yaşayabilmektedir.
Tek Konutta Emlak Vergisi Muafiyeti:
Belirli şartları taşıyan engelli bireyler, sahip oldukları tek konut için emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilmektedir. Bu uygulama, özellikle dar gelirli engelli bireyler açısından önemli bir destek sağlamaktadır.
Olumlu Yönler:
Son yıllarda erişilebilirlik konusunda yapılan çalışmalar, toplumsal farkındalığın artması, dijital erişim hizmetlerinin gelişmesi, kamu kurumlarında engelli bireylere yönelik düzenlemelerin artması önemli gelişmeler arasında yer almaktadır. Eğitim, teknoloji ve sosyal destek alanlarında atılan adımlar, birçok engelli bireyin hayata daha güçlü tutunmasına katkı sağlamaktadır.
Olumsuz Yönler:
Buna rağmen günümüzde hâlâ kaldırımlarda yürümekte zorlanan, toplu taşımaya erişemeyen, iş bulamayan, sosyal yardımlardan gelir kriteri nedeniyle faydalanamayan ve yalnız bırakıldığını hisseden binlerce engelli birey bulunmaktadır. Özellikle hane içi gelir kriteri nedeniyle yaşanan mağduriyetler, birçok ailenin en büyük sorunlarından biri hâline gelmiştir.
Bir evde yaşayan herkesin gelirinin ortak kabul edilmesi, bazı durumlarda engelli bireyin kendi ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Oysa engelli bireyin yaşam giderleri, sağlık ihtiyaçları ve günlük yaşamdaki zorunlu harcamaları bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Engelli bireylerin istediği şey ayrıcalık değil; eşit şartlarda yaşayabilmek, kendi ayakları üzerinde durabilmek ve insan onuruna yakışır bir yaşam sürebilmektir. Çünkü erişilebilirlik, sosyal destek ve fırsat eşitliği bir yardım değil, temel insan hakkıdır.
ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU
REHBER KOORDİNATÖR
BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU
MİLLİ YÜZÜCÜ
YAZAR
BİLGİSAYAR YAZILIMCISI
ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ
#EngelliHakları
#ErişilebilirYaşam
#EngelsizTürkiye
#FırsatEşitliği
#EvdeBakımMaaşı
#EngelliRaporu
#SosyalDestek
#BağımsızYaşam
