Kaldırımlarda görme engelli bireylerinde yürümeye hakkı var

KALDIRIMLARDA BEYAZ BASTONUN HAKKI VAR Bir şehirde insanın onuru, kaldırımda attığı adımla ölçülür. Kaldırımlar yalnızca taş döşemesi değildir; özgürlüğün, eşitliğin, yaşam hakkının sembolüdür. Ve o kaldırımlarda bir beyaz baston her ileri hamlesinde aslında bir insanın var olma mücadelesini temsil eder. Görme engelli bir birey, sabahın erken saatlerinde bastonunu eline alır. Rüzgârın yönünü hisseder, çevresindeki sesleri […]

Görme engelli arkadaşlarımızın mücadelesi

GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN MÜCADELESİ: EŞİTLİĞİN, SABRIN VE ONURUN SESİ Bir toplumun gerçek gelişmişliği, yollarının genişliğiyle değil, vicdanının derinliğiyle ölçülür. Görme engelli bireylerin insan haklarına, fırsat eşitliğine ve onurlu yaşama erişimi; bir devletin değil, bir milletin kalitesini gösterir. Çünkü eşitlik, bir lütuf değil; insan olmanın vicdani gereğidir. Bugün hâlâ bir görme engelli birey kaldırımlarda yürürken başına […]

gerçek lüks insan olarak kalmaktır

GERÇEK LÜKS: İNSAN KALABİLMEK Artık her parası olan, gerçekten lüksü yaşamıyor. Lüks; gösterişin, etiketin, ya da sahip olunanın değil, kalbin temizliğinin, vicdanın sesinin, karakterin dirayetinin aynasıdır. Çünkü çağımız, insanı kalabalık içinde yalnız, refah içinde yoksul bırakıyor. Paranın sesinin vicdanın sesini bastırdığı, menfaatin merhameti gölgelediği bir çağda, insan kalmak artık bir direniştir. Birçok şeyin ucuzladığı, değerlerin […]

Uyanışın sessiz çığlığı

Uyanışın Sessiz Çığlığı: Toplumsal Bilincin Kayıp Kulakları Hayat, çoğu zaman farkına varmadan sürüklendiğimiz bir nehirdir. Küçük tehlikeler sinsice yaklaşır; bazıları tatlı bir hisle maskelenir, bazıları ise sessizce bekler. Fare, kulağı kemirirken üfler; uyanan kişi önce tatlı bir his alır, sonra gerçekle yüzleşir. İşte tam da burada toplumun kulakları devre dışı kalır; farkındalık yalnızca uyanmakla değil, […]

Samimiyetin direnişi

Samimiyetin Direnişi: Yüreğini Kaybetme Bu çağda samimiyetsizlik ve riyakârlık her köşede kol geziyor. İnsanlar çıkarlarına göre şekil değiştiriyor, doğruluğu feda ediyor. Ama sen, alnının teriyle kazandığın ekmeğe şükret. Emek, en temiz ve en değerli hazinedir; kimse elinden alamaz. Rüzgârlara göre yön değiştiren insanlara aldırma. Samimiyetin, seni ayakta tutan en güçlü kaledir. Vazgeçme; çünkü o, fırtınalarda […]

Engelli bireylerimizin ulaşım hakkı asla engellenemez

ENGELLİLERİN ULAŞIM HAKKI: ONUR, YASA VE TOPLUMSAL SORUMLULUK Toplumların gerçek medeniyet ölçüsü, yalnızca yolların genişliği veya binaların yüksekliği ile değil; o yollarda engelli bireylerin ne kadar özgür, güvenli ve onurlu bir biçimde hareket edebildiği ile anlaşılır. Engelli vatandaşların toplu taşımadan eşit, saygılı ve erişilebilir biçimde yararlanabilmesi, bir lütuf değil, anayasal ve yasal güvence altındaki temel […]

sevgi saygı ve hoşgörü

SEVGİ, SAYGI VE HOŞGÖRÜ: TOPLUMLARIN AYDINLIK YOLU 
Toplumların gerçek gücü, sahip oldukları zenginliklerle değil; insana verdikleri değerle ölçülür. Sevgi, saygı ve hoşgörü bu değerin en temel üç sütunudur. Sevgi, ruhun gıdasıdır; gönülleri birbirine kenetler, insanı insan yapan özdür. Saygı, güvenin temeli ve birlikte yaşamanın en sağlam köprüsüdür. Hoşgörü ise farklılıkları bir arada yaşatabilen, gönülleri barıştıran, […]

Günümüz insanın sınavı

GÜNÜMÜZ İNSANININ EN BÜYÜK SINAVI: KALBİNE VE İNSANLIĞINA DÖNMEK 
Bugünün insanı, kalabalıkların ortasında yapayalnızdır. Kentlerin ışıkları gözleri kamaştırır, teknolojinin parıltısı akılları oyalarken, gönüller derin bir karanlığa gömülür. İmkânlar çoğaldı, evler büyüdü, sofralar çeşitlendi ama insanın içindeki sevgi ve merhamet küçüldü. Modern çağda insan, görünür olmak için çırpınırken, kendi özünü kaybetti.

En acı gerçek ise şudur: İnsan, […]

Zamana karşı dostluk

ZAMANA KARŞI DOSTLUK: EKRANLARIN ÖTESİNDE YAŞAM 
Dostluğu klavyelerde, yaşamı monitörlerde arayanlar… Size sesleniyorum. Hangi tuş bir omuz başına dokunan şefkatin yerini alabilir? Hangi program bir ağacın gölgesinde kaybolan hayallerin sıcaklığını verebilir?

Engelli ve engelsiz fark etmez; yürekler aynı derinlikte çarpar. Gerçek dostluk, bir mesajın hızında değil, gözlerin buluştuğu, ellerin birleştiği o sessiz anlarda yeşerir. Bir gülüşü […]

Hayatımın en derin çığlığı

Hayatın En Derin Çığlığı: Bir Kahve, Bir Tebessüm, Bir Ömür 
Hayat dediğin, kimi zaman çığlık, kimi zaman fısıltıdır. Bir sabah uyanırsın, pencereden süzülen ışık yüzünü okşar; taze ekmek kokusu burnuna gelir, kahvaltıda bir dilim peynir, yanında bir fincan sade kahve… Dışarı çıkarsın, rüzgâr tenini okşar, mevsimin değiştiğini fark edersin. Basit gibi görünür bu anlar; ama […]