BASTONUM ELİMDE, ÖZGÜRLÜĞÜM YOLUMDA: GÖRME ENGELLİ BİREYLER İÇİN BAĞIMSIZ YAŞAM REHBERİ
Bağımsızlık, görme engelli bir bireyin başkasına hiç ihtiyaç duymaması değildir; ihtiyaç duyduğunda yardım istemeyi bilirken, ihtiyaç duymadığı yerde kendi kararını verebilmesidir. Baston ise yalnızca elde taşınan bir araç değil, bireyin hareket özgürlüğünün, cesaretinin ve hayata karışma iradesinin önemli sembollerinden biridir.
Görme engelli bir insanın bastonla yürümeye başlaması, dışarıdan bakıldığında basit bir yürüyüş gibi görülebilir. Oysa o bastonun ucunda kaldırımlar, merdivenler, çukurlar, araçlar, direkler, masa ve sandalyeler, açık rögarlar, yol çalışmaları, kalabalıklar ve hiç beklenmedik engeller vardır. Fakat bütün bunların yanında özgürlük de vardır. Çünkü bağımsız yaşam, korkuların ortadan kalkmasını beklemek değil, korkulara rağmen yürümeyi öğrenmektir.
Türkiye’nin 76 ilini gezen bir görme engelli olarak şunu çok iyi biliyorum: Her şehir aynı değildir, her kaldırım aynı değildir, her yol aynı değildir, her insan aynı değildir. Sakarya’nın bir sokağında öğrendiğiniz yöntem İstanbul’un yoğun bir caddesinde, İzmir’in sahilinde, Ankara’nın geniş bulvarlarında, Trabzon’un eğimli yollarında, Antalya’nın turistik bölgelerinde, Gaziantep’in hareketli çarşılarında veya Karadeniz’in dar ve inişli çıkışlı sokaklarında yeniden şekillenebilir. Bağımsız yaşamın gerçek öğretmeni de tam olarak budur: Deneyim.
Bilinmeyen bir sokakta bastonunuzu daha kontrollü kullanın. Hızınızı düşürün. Bastonun ucundan gelen titreşimleri ve zemindeki değişiklikleri anlamaya çalışın. Aynı anda çevrenizdeki sesleri dinleyin. Bir aracın motor sesi, korna, yaya hareketliliği, inşaat sesi, dükkânlardan gelen müzik, vapur düdüğü, tren sesi, trafik ışığının uyarısı veya bir esnafın seslenişi sizin için çevresel bir haritaya dönüşebilir.
Sahil yürüyüşlerinde denizin kokusu, dalga sesi, martılar, bisikletliler ve zemindeki değişiklikler bulunduğunuz bölge hakkında önemli ipuçları verebilir. Ancak sahil yolu güvenli görünüyor diye dikkati bırakmak doğru değildir. Bisiklet yolları, elektrikli scooterlar, banklar, çöp kutuları, ağaç kökleri ve yürüyüş güzergâhına bırakılmış eşyalar her an karşınıza çıkabilir.
Kalabalık caddelerde ise başka bir mücadele başlar. İnsanların çoğu yürürken telefonuna bakar, kulaklık takar veya yanındaki kişiyle konuşur. Görme engelli bireyin bastonuna basabilir, omzuna çarpabilir veya önüne aniden çıkabilirler. Böyle durumlarda bastonunuzu çevrenizdeki hareketleri algılayacak şekilde kullanmanız, hızınızı kalabalığa göre ayarlamanız ve işitsel farkındalığınızı artırmanız büyük önem taşır.
Meydanlar da bağımsız hareket açısından ayrı bir deneyimdir. İstanbul’daki geniş meydanlardan Ankara’nın merkezi alanlarına, İzmir’in hareketli bölgelerinden farklı şehirlerin çarşılarına kadar açık ve kalabalık alanlarda yön duygusunu korumak daha fazla dikkat ister. Bir meydanda belirli bir bina, çeşme, müzik sesi, trafik akışı, yaya yoğunluğu veya zemin değişikliği sizin için referans noktası olabilir.
Toplu taşıma ise bağımsız yaşamın en önemli parçalarından biridir. Otobüs beklerken durakta bulunan bir kişiden gelen aracın numarasını sormak utanılacak bir şey değildir. Yardım istemek bağımlılık değildir; kişinin kendi kararını vererek ihtiyacı olan bilgiyi almasıdır. Fakat yardım ile kişinin yerine karar vermek arasında çok büyük bir fark vardır. “Nereye gidiyorsun, seni ben götüreyim.” demek yerine “Nasıl yardımcı olabilirim?” demek, görme engelli bireyin iradesine saygı göstermektir.
Otobüse binerken durak ve hat bilgisini teyit etmek, ineceğiniz durağı önceden bilmek ve mümkün olduğunca güzergâh hakkında zihinsel bir plan oluşturmak işinizi kolaylaştırır. Minibüslerde ise güzergâh bilgisi ve ineceğiniz yer konusunda şoföre önceden bilgi vermek faydalı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki görme engelli bireyin toplu taşımayı kullanması bir lütuf değil, yaşamın doğal bir parçasıdır.
Metro ve tramvaylarda sesler çok daha belirgin hâle gelir. Yürüyen merdivenin sesi, istasyon anonsları, turnikeler, trenin yaklaşma sesi ve peron hareketliliği bulunduğunuz yeri anlamanıza yardımcı olabilir. Fakat seslere güvenmek, güvenlik kurallarını göz ardı etmek anlamına gelmez. Peron kenarlarında, yürüyen merdivenlerde ve yoğun istasyonlarda daha kontrollü hareket etmek gerekir.
Gemi yolculukları ise başka bir deneyimdir. İstanbul Boğazı’nda vapura binerken, Marmara’da yolculuk yaparken veya farklı kıyı şehirlerinde deniz ulaşımını kullanırken iskele, turnike, merdiven, rampa ve gemi içindeki yön değişikliklerini öğrenmek bağımsızlığı güçlendirir. Deniz sesi size konum hakkında fikir verebilir ama güvenliğinizi yalnızca sese bırakmamalısınız. Geminin içinde görevliye ihtiyaç duyduğunuz noktada açık ve net biçimde yardım istemek en doğru davranıştır.
Okul hayatında bağımsızlık daha erken yaşta başlamalıdır. Görme engelli bir öğrencinin sürekli koluna girilmesi, çantasının taşınması, sınıfa götürülmesi veya her adımının başkası tarafından kontrol edilmesi iyi niyetli görünse de uzun vadede özgüveni zedeleyebilir. Aile, öğretmen ve arkadaşların görevi bireyin yerine yaşamak değil, bireyin kendi hayatını yaşayabilmesi için uygun ortamı oluşturmaktır.
Ailelere özellikle şunu söylemek istiyorum: Çocuğunuzun ya da yetişkin görme engelli bireyin her düştüğünde onu kaldırmanız değil, düştüğünde yeniden kalkmayı öğrenmesine fırsat vermeniz gerekir. Elbette tehlikeli bir durumda müdahale edeceksiniz. Ancak her kaldırımda, her merdivende, her sokakta “Dur, ben götüreyim.” demek bağımsızlık eğitimini farkında olmadan engelleyebilir.
Görme engelli bireylerin de kendilerine karşı dürüst olması gerekir. Bağımsızlık, “Ben hiçbir zaman yardım almam.” demek değildir. Bazen yardım almak gerekir. Bazen yanlış yola girilir. Bazen baston bir direğe takılır. Bazen kaldırıma park edilmiş bir araçla karşılaşılır. Bazen bir scooter önünüze bırakılmıştır. Bazen bir insan bastonunuza basar. Bazen yol çalışması nedeniyle bildiğiniz güzergâh tamamen değişir.
Bunların hiçbiri başarısızlık değildir.
Asıl başarısızlık, bir kötü deneyim yaşadığınız için özgürlüğünüzden vazgeçmektir.
Türkiye’nin farklı coğrafyalarında yürümek bana şunu öğretti: Bağımsız yaşam yalnızca fiziksel olarak bir yerden başka bir yere gitmek değildir. Bağımsızlık; karar vermektir, hata yapabilmektir, yeniden denemektir, gerektiğinde yardım istemektir, gerektiğinde “Teşekkür ederim ama kendim yapabilirim.” diyebilmektir.
Görme engelli bireyin elinden bastonunu alıp koluna girmek kolaydır. Asıl mesele, onun kendi bastonuyla güvenli ve özgür biçimde yürüyebileceği bir şehir inşa etmektir.
Bu nedenle ailelere, eğitimcilere, belediyelere, toplu taşıma çalışanlarına, gönüllülere ve engellilik alanında çalışan herkese çağrım nettir: Görme engelli bireyleri korumaya çalışırken onların bağımsızlığını elinden almayın. Yardım etmek istiyorsanız önce sorun. Yol göstermek gerekiyorsa tarif edin. Koluna girmek gerekiyorsa izin isteyin. Onun adına karar vermeyin. Çünkü bir insanın görme engelli olması, kendi hayatının kararlarını veremeyeceği anlamına gelmez.
Baston size yol tarif etmez. Baston sizi hedefinize taşımaz. Baston “Önünde direk var.” diye konuşmaz. Baston bir uçan halı değildir.
Baston, sizin çevrenizden bilgi almanıza yardımcı olan bir araçtır.
Yolu siz öğrenirsiniz.
Sesleri siz dinlersiniz.
Zemini siz analiz edersiniz.
Rotayı siz oluşturursunuz.
Kararı siz verirsiniz.
Ve sonunda o yolu siz yürürsünüz.
İşte bağımsız yaşam tam olarak burada başlar.
Görme engelli bireyler için özgürlük, başkalarının bizim adımıza çizdiği güvenli sınırların içinde yaşamak değil; gerekli eğitimi, doğru teknikleri, erişilebilir çevreyi ve toplumsal saygıyı elde ederek kendi hayatımızın direksiyonuna geçebilmektir.
Çünkü biz yalnızca bir yere gitmek istemiyoruz.
Hayatın içinde kendi yolumuzla var olmak istiyoruz.
Ve unutmayın: Görme engelli olmak, hayata kapalı olmak değildir. Bazen yol karanlık olabilir; fakat insan yürümeyi öğrendiğinde karanlığın içinde de kendi yönünü bulabilir.
ENGELLİ HAK SAVUNUCUSU REHBER KOORDİNATÖR BAĞIMSIZ YAŞAM KOÇU MİLLİ YÜZÜCÜ YAZAR BİLGİSAYAR YAZILIMCISI ŞAİR
SAKARYALI YUSUF DURDURMUŞ
#BağımsızYaşam
#GörmeEngelliBireyler
#ErişilebilirTürkiye
#BastonÖzgürlüktür
#EngelliHakları
